
Büyükşehir yaşantısına alışmış bir çok insanın merak ettiği konudur Bodrumda zamanın nasıl geçtiği?
Bu sorunun cevaplaması zor olan kısmı, yapılabilecek aktivitelerin çokluğundan kaynaklıdır.
Örneğin, Bodrum yarımadasının bütün koylarını gezmeye kalksanız en az iki tam gün harcarsınız. Hem de hiçbirinde durmadan, sadece görerek geçmek bile iki günü alıyor. (Bir kaç kere denedik, bir güne sığmıyor)
Her gün başka bir koyda denize girmeyi hedeflerseniz bir ay meşgulsünüz demektir.
Tarihi yerleri gezmek isteyenleri bekleyen program en az onbeş gündür. Gezilecek yerlerin arasında Dünyanın Yedi Harikasından birisi olan Mouseleum ve Bodrum kalesinde bulunan dünyanın 1 numaralı Su Altı Arkeoloji Müzesi var. Ayrıca, yakın tarihlerde keşfedilen ve kazılarla gün yüzüne çıkartılmakta olan Pedasa Kazı alanı da bir tam günü yutabilecek kadar büyük.
Peynir Çiçeği mağarası, Myndos kapısı, Osmanlı tersanesi, Aspat Kalesi (ünlü türküde -burası da ASFALT değil Halilim, aman VİTES yalısı- demiyor, ASPAT / BİTEZ diyor), Antik tiyatro, Gürecedeki Telmissus, Alazeytinde Syangela, Gümüşlükde Myndos, Thiangela, Gölköyde Madnasa, Burgazkalede Uranium gibi antik yerlerin dışında, yakın tarihimize tanıklık eden Halikarnas Balıkçısı evi, Zeki Müren Müzesi, Tepecik Camii, Adliye Camii gibi tarihi değerler de mevcuttur.
Şu ana kadar en azından 60 gününüzü doldurduk bile.
Koruma altına alınan değerlerimize gelince, Bodrum yaşantınız boyunca sizi sürekli kucaklayacak olan bu değerlerin arasında, Bodrumun kendine özgü mimarisi ve bu güzel evlerden oluşan Bodrum kent yerleşimi başlıbaşına maceralar yaratıyor. Arabanın girmesinin imkansız olduğu daracık sokaklarda gece ya da gündüz çekinmeden dolaşabilirsiniz.
Kimi koylarda hala Akdeniz foklarına rastlamak mümkün. Ama onları rahatsız etmeden, yaşamalarına devam etmelerini sağlamak da her Bodrumlunun dikkat etmesi gereken bir görev.
Hemen her tepenin sırt kısmında yeldeğirmenleri görmek ve yine her tepenin yamacında bir sarnıç bulmak yaşantınızın rutini olmaya başlayacak. Kimi yerlerde, restorasyon sırasını bekleyen küçük şapeller ya da eski evler bulmak işten bile değil.
Dalından limon, mandalina koparmak, dağlardan türlü yeşillikler ve kekik elde etmek bir diğer rutinlerinizden olabilir. Yöre halkı her yağmurdan sonra mantar ve çintar toplamaya çıkar ama biz daha ilmini öğrenemedik, toplanmışından faydalanıyoruz.
Balık tutmak için alternatifleri saymakla bitmez. Her tekne gezisinde teknenin arkasından Sırtı olta atıp, geziyi lezzetlendirmek alışkanlık olmuş. Gün batımında kalamar avlamak da meraklısına cazip gelecektir. Yaz aylarında bu balıkları evinizin bahçesindeki mangala dizerken yanına içki sofrası kurmak ayıp sayılmıyor, burada adet böyle.
Kış aylarında mangal işini denizin dibine bile taşıyabilirsiniz. Elbette sahili tertemiz bırakmak şartıyla.
Yağışlı havaları saymazsak yılın her günü motorsikletle gezilebilir. Yerli halk, motorsiklet sürücülerini kollar ve tehlikeye atmaz. Trafik de genel olarak sakin ve kavgasızdır. Yaz aylarında gelen yerli turistlerin trafik alışkanlıkları sebebiyle birkaç ay sıkıntı çekilse de, kalan bütün zaman sizindir.
Barlar sokağı, kış aylarında neredeyse bomboştur. Halikarnas disco kapalı olduğu halde, Bodrumun yerlisi olan Hadigari Disco keyifli programlar yapar. Kule Bar, rock müzik ağırlıklı programlarıyla değişmez mekanlardan birisidir. Bitez sahillerinde güzel restoranlar bulmak ve haftasonu brunch keyfinize deniz manzarası katmak eşsiz keyifler yaratır. Bodrum Balıkçılar ve Meyhaneciler Sokağında balık yemenin keyfi ise tam olarak meyhane kültürünü sevenlere hitap etmektedir. Daha nice eğlence mekanları ve benzersiz özellikleri sayılabilir... En iyisi gelip siz keşfedin.
Sosyetesiz bir Türkbükü nasıl olurdu? Ekim ayından Mayıs başına kadar kendi gözlerinizle şahit olabilirsiniz.
Sinema keyfimizin yanı sıra, güzel yemekleriyle Oasis Alışveriş merkezi tercih edilen alışveriş noktalarından birisidir. Bilinen birçok markayı Oasisde bulabilirsiniz.
Genelde yerel gıdaları tüketmek için pazarlardan alışveriş ediliyorsa da, marketlerin kolaylığı Bodruma ulaşmış durumda. Hemen her marka süpermarketin yarımada üzerinde şubesi var.
Sivil toplum örgütleri oldukça yaygın ve yarımada genelinde çok aktif olanlarına rastlayabilirsiniz. Bu derneklere üye olarak zaman geçirmek hatta zaman yetiştirememek bile söz konusu olabiliyor.
Kedi-köpek gibi hayvanlar, Bodrum halkının ortak bakımı altında güvenle yaşamaktadır. Burada sokak köpekleri son derece uysal ve insana yakındır. Herhalde bu cinse artık sokak köpeği değil, Bodrum köpeği demek daha uygun düşer.
Genel mimarisi ve yapılaşma koşulları gereğince her binanın bir bahçesi vardır. Siz de sahip olacağınız evin bahçesinde kendiniz için çiçekler, ağaçlar hatta sebze-meyve bile yetiştirebilirsiniz. Doğayla bu kadar iç içe yaşarken aynı zamanda modern hayatın tüm nimetlerinden yararlanmanın mümkün olduğu Bodrumda, huzur dolu, sakin bir hayat isteyenlere de, yaşamını hareketli, macera ve eğlence dolu geçirmek isteyenlere de yer var.
Bu daveti kabul edip etmemek size kalıyor.
Sevgiler
Zeus Tasarım Taahhüt Mimarlık